George Orwell’in Rus Devrimini eleştirmek amacıyla 1945 yılında yazdığı “Hayvan Çiftliği”, orijinal adıyla “Animal Farm” kitabının İngilizce versiyonunu 20’li yaşlarımın başlarında üniversitede Edebiyat dersimizin bir ödevi olarak okumuştum ilk kez. O zaman da çok etkilenmiş, detaylı analizlerini yapmaya çalışmıştık gencecik ve idealist bakış açılarımızla birer öğretmen adayı olarak. Bugün, yani 6 Eylül 2021 tarihinde StoryTell bir kez daha dinledim. Yıllar sonra geldiğim noktada kitabın sarsıcılığını yeniden yaşamak hoştu. Zaman ve mekân bağımsız her yaş seviyesi tarafından okunabilecek ve okuyanın bakış açısı doğrultusunda farklı şekillerde algılanabilecek kitabı Okan Bayülgen de son derece başarılı seslendirmiş Allah için. 

George Orwell daha eşitlikçi ve adil bir topluluk oluşturmak amacı ile yola çıkan, ancak güç tuzağına ve egolarına yenik düşen yöneticilerin, etraflarındaki cahil şakşakçıların da gazı ile desteklenmelerini ve de sisteme ve sömürülmeye başkaldıramayan, hep aldatılan, sürekli korkutulan kitlelerin acı hüsranı ile sonuçlanan bir macerayı anlatıyor hatırlayacağınız üzere. Başta koydukları diğer tüm kurallar gibi “bütün hayvanlar eşittir” den “bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir” kuralına evrilen liste insanı güçten, otoriteden, haksızlıktan, şakşakçılıktan ve tüm bunları yapanlardan da göz yumanlardan da bir kez daha nefret ettiriyor. Neredeyse 100 yıl önce yazılmış bir kitap ve yaşanan olaylar, hikayedeki karakterler, her şey mi bu kadar zamandan bağımsız yaşanır diye hayretler içinde sorgulatıyor. Hiç mi değişmedi insanların acizliği, sömürülmesi, güce tapmaları ve masumca, idealistçe adalete ve eşitliğe inananların da sistem içinde her zaman var olmaları?

‘Bir peri masalı’ olarak anılan kitap her ne kadar büyüklere masal olsa da eğitimin her kademesinde ve her yaş grubu için üzerinde düşünmeyi fazlasıyla hak ediyor. Alınacak çok dersler var hepimiz için, her devir için. 

O zamanlar kitap incelemesi olarak yaptığım ödevi bulmayı ve şimdi bir kez daha okumayı ne çok isterdim. Keşke saklamış olsam da okusam. Bakalım hangi eşitlere eşit görmüşüm kendimi? Değişmiş mi bu zaman içinde? 

İdealistçe adalete ve eşitliğe inananların bir gün kazanması dileğiyle…

6 Eylül 2021