Aristo diyor ki, bir sorunla karşılaştığımızda “Ne yapmalıyım?” diye sorarız ya, aslında “Nasıl bir insan olmalıyım?” olmalı sormamız gereken doğru soru. Öyle erdemli yaşayacaksınız, karakterinizi öyle geliştireceksiniz ki seçim yaparken doğru mu yapıyorum diye düşünmeye gerek kalmadan zaten doğruyu seçmiş olacaksınız, diyor Aristo. İşte ancak o zaman mutlu olmak, hayatı dolu dolu yaşamak ve gelişmek mümkün diyor. 

Erdemler diyor, uygulayarak gelişir. Karakter özelliklerimizdir erdemler ve onları içselleştirinceye kadar sürekli uygulamamız gerekir geliştirmek için. Cesur davranarak cesur olmayı öğreniriz örneğin, ölçülü davranarak ölçülü olmayı. Ve sonunda cesaret ya da ölçülü olmak artık bizim karakterimiz haline gelir. Önüne çıkabilecek engellerin, tehlikelerin farkında olsa da kafasına koyduysa hiçbir şey cesur bir insanı durduramaz mesela. Yoluna devam eder o, akıllı riskler alarak. Risk almadan ilerleyen cesur bir insan görülmüş müdür ki?

Aristo erdemli yaşamayı bir sanat olarak görür. Farklı durumlara göre doğru davranmanın ne demek olduğunu öğrenmek ahlaki gelişimimizin bir parçasıdır ona göre. Gerektiğinde kuralları esnetebiliriz elbette. Örneğin dürüst bir kişi olduğumuz halde arkadaşımıza kilo aldığını söylemek onu üzen bir patavatsızlıktan başka bir işe yaramayabilir. Ancak gerektiğinde insanları incitmemek için söylenen pembe yalanlar ile güvenilir, doğruyu söyleyen dürüst bir insan olma esnekliğini dengeleyebilmek kolay bir sanat değildir. O pembe yalanları ne zaman söyleyeceğine ne zaman neye kızacağına, kendinle ne zaman gurur duyup böbürlenmemeyi başaracağına karar verebilmek kolay değildir. Başkalarına karşı adil davranmak, dürüst olmak, öfkemizi kontrol edebilmek ama tepkilerimizi göstermekten, inandıklarımızın peşinde korkusuzca koşmaktan da geri kalmamak, ne olduğumuz kişi ile yetinip yerinde saymak, ne de sürekli yapamadıklarımıza odaklanıp kendimizi yerden yere vurmamak her baba yiğidin harcı değildir. Ne soytarılığa ne de kabalığa kaçan, ince bir mizah anlayışına sahip olabilmek ne zordur ve ne kadar az insan vardır bunu yapabilen mesela. Zekâ ister, entelektüellik ister, muhakeme yeteneği ister, kıvrak bir dil becerisi ister nükte sahibi olabilmek. 

Erdemli olmak içselleştirilinceye kadar tekrarlanan, hatta kopyalanan bir durumsa çocuk gelişiminde bize düşen görevler de ortada. Çocuğa ne sunarsak onu kopyalayacak. İyi örnekler görürse iyiyi, kötü örnekler görürse de kötüyü öğrenecek çocuk. Dorothy Nolte’nin 1975 yılında yazdığı, Doğan Cüceloğlu’nun da Türkçeye harika bir şekilde kazandırdığı “Çocuk Yaşadığını Öğrenir” şiirinde dediği gibi ne yaşarsa onu öğrenecek. Ne diyor Dorothy, eğer bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse adil olmayı, desteklenip, yüreklendirilmişse, kendine güven duymayı öğrenir. Kin ortamında büyüyen, sürekli eleştirilen, alay edilip aşağılanan çocuklar ise kınama ve ayıplamayı, kavga etmeyi ve sıkılıp utanmayı öğrenir. O zaman iyiyi sunalım çocuklarımıza, erdemleri uğruna yaşamayı öğretelim onlara. Biz de örnek olalım iyiyi yaşayıp yaşatmaya. Hem zaten başka ne uğruna yaşayacağız ki? 

Ben her dersimde fırsatını bulup okurum bu şiiri mutlaka öğrencilerime. Verdiğim konferansların bir yerlerine sıkıştırırım mümkün olduğunca. Sizin de okumanız, çocuklarınızla paylaşmanız, hayatınıza aktarmanız dileğiyle, şiiri aşağıda paylaşıyorum. 

Çocuk Yaşadığını Öğrenir

Eğer bir çocuk sürekli eleştirilmişse,
“Kınama ve ayıplamayı öğrenir”

Eğer bir çocuk kin ortamında büyümüşse,
“Kavga etmeyi öğrenir”

Eğer bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa,
“Sıkılıp utanmayı öğrenir”

Eğer bir çocuk sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse,
“Kendini suçlamayı öğrenir”

Eğer bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse,
“Sabırlı olmayı öğrenir”

Eğer bir çocuk desteklenip, yüreklendirilmişse,
“Kendine güven duymayı öğrenir”

Eğer bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse,
“Takdir etmeyi öğrenir”

Eğer bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse,
“Adil olmayı öğrenir”

Eğer bir çocuk güven ortamı içinde yetişmişse,
“İnançlı olmayı öğrenir”

Eğer bir çocuk kabul ve onay görmüşse,
“Kendini sevmeyi öğrenir”

Eğer bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse,
“Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir”

                                                     Dorothy Nolte